[size=12]Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü İncit,
Sahrada mecnun değilsen ne Leyla'yı çağır ne çölü incit... İskender Pala
Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr
Öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim.
Ahmet Paşa
Cümleler doğrudur sen doğru isen
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen."
Yunus Emre
Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
Beni bir gözleri ahû'ya zebûn etti felek.
Yavuz Sultan Selim
Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapımı bâd-ı sabâdan gayrı
Fuzûlî
Dâr-ı dünya deli gönlüm gibi vîrân olsa
Ne cihân olsa ne cân olsa ne hicrân olsa
Yahya Bey
En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
İyilik seven kötülük edemez zaten.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.
"Asûde olam dersen gelme cihâne
Meydâne düşen başın alamaz bârân-ı belâdan"
Şeb-i yeldayı muvakkitle müneccim ne bilir
Mübtelay-ı gama sor kim geceler kaç saat
Bir gamlı baharın hazanında
Israra ne hacet ey bülbül
Çık kalbimizin bahçelerinden
Can verdi senin söylediğin gül
Bahtiyarlık ne zafer kısrağına binmektir;
Ne yaşarken dünya uçmağına inmektir.
Şekli olmaz, rengi yok, belirsizdir ve tektir.
Bahtiyarlık: Ömründe bir kere sevinmektir...
N.Atsız
Derler ki gönül derdine tek çare unutmak
Heyhat unutmak bile cananı fısıldar (Nedim)
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mahım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım
Nahifi
Sana senden olur her ne olursa
Başın rahat eder dilin durursa
Ben, ben haritada deniz görmüş boğulmuş
Dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş
NECİP FAZIL
Gör zâhidi kim sahib-i irşâd olayım der
Dün geldi dergâha bu gün hoca olayım der
Bakmıyor çeşmi siyah feryade
Yetiş ey gamze yetiş imdade
Öyle sermestem ki idrak itmezem dünya nedir
Ben kimem saki olan kimdir mey ü sahba nedir
Fuzuli
Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz
Biz neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz
Sana her meclisinde söylerim sen mülzem olmazsın
Değil kürsüye vaiz, arşa çıksan adem olmazsın.
Sabit
"Dolaştım dünyayı, seni belde belde aradım
Sen bendeymişsin meğer, seni elde aradım."
Gözlerimde parıltısı bakır bir tasın
Kulaklarım komşuların ayak sesinde
Varsın yine bir yudum su veren olmasın
Başucumda biri bana su yok desin de
Kemalettin KAMU
Çāk görüp göğsümü kılma ilācım tabip
Zāyi olur merhemin bende biter yāre yok
Fuzuli
Nadan ile sohbet etmek güçtür bilene
Çünkü nadan ne gelirse söyler diline
La-Edri
Arif isen bir gül yeter kokmağa
Cahil isen gir bahçeyi yıkmağa
La-Edri
Geçme namert köprüsünden ko aparsın su seni
Yatma tilki gölgesinde ko yesin aslan seni
Yavuz Sultan Selim
Ne benden rüku ne senden kıyam
Selamün aleyküm, aleyküm selam
Lâ-Edrî
Aşk odu evvel düşer maşuka, ondan aşığa
Şem'i gör kim yanmadan yandırmadı pervaneyi
Kadrüni seng-i musallâda bilüp ey Bâkî
Durup el bağlayalar karşına yâran saf saf.
BAKİ
Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Devâ belli değil dert belli değil
[/size]